Prostat kanseri bilindiği gibi yaşlanan erkeğin bir sağlık problemidir. Özellikle gelişmiş toplumlarda ve ülkemizde yaşlanan popülasyon arttıkça kanser tanısı alma oranı da artmaktadır. Genç erkeklerde görülebilir mi? Elbette genç erkeklerde de görülebilir ve prostat kanserinin bugün için en önemli sorunlarından bir tanesi tanı koyma problemidir. Geçmiş yıllarda tanı konmadan ortaya çıkan hastalık oranı çok yüksekti. Ancak son zamanlarda gelişen teknoloji ile birlikte prostat kanseri tanısı alan hasta oranı arttı. Bunun da en önemli nedeni görüntüleme yöntemleri ve biyopsi teknikleridir. Bugün için bakıldığında prostat kanserinin tanısında birkaç aşama uygulamaktayız. Bir tanesi tarama testleridir. Yani 50 yaşını geçmiş erkeklerde prostat kanserini tarıyoruz. Nasıl tarıyoruz? Parmakla muayene ve PSA dediğimiz bir kan testiyle hastalıktan şüpheleniyoruz. Şüphelendiğimiz hasta grubunda ise ikinci aşama olarak genellikle bir MR yapıyoruz. Bu MR dediğimiz yöntem, prostat içerisindeki nodüllerin ayrımında bize bir fikir verebiliyor. Yani prostat içerisinde iyi huylu mu, kötü huylu mu bir nodül varsa MR ile bunu arıyor ve ayırabiliyoruz. Peki hangi hastaya MR çekelim? Bu sorunun cevabı çok basit. Birincisi, PSA’sı yüksek olan yani yaşına göre PSA değeri sınırın üzerinde olan hastalara kesinlikle MR çekiyoruz. İkincisi, muayenede ele gelen bir nodülü olan hastalara MR çekiyoruz. Dolayısıyla bu iki hasta grubu bizim için MR ile değerlendirilmesi gereken hasta grubudur. Peki ne zaman biyopsi yapmalıyız hastaya? Bunun cevabı da çok basit. MR’da şüphelendiğimiz bir lezyon var ise — ki biz bunu MR görüntülemesine göre sınıflıyoruz ve PIRADS olarak ifade ediyoruz PIRADS 4 ve 5 olarak sınıflanan hasta grubuna kesinlikle biyopsi yapmamız gerekir. Bir diğeri de az önce MR çekme kriterlerinden olan muayene sırasında ele gelen nodül varlığıdır. Bu nodülün yapısı genelde serttir ve bir nevi taş gibi ifade edilir. Eğer ele gelen sert bir nodül varsa, bu durumda hem MR çekmek hem de gerekliliğinde biyopsi yapmak gerekir. Dolayısıyla MR’da şüphelendiğimiz nodülleri olan hastalarda, yani PIRADS 4 ve 5 olarak sınıflanan, bazı durumlarda da PIRADS 3 olarak sınıflanan olgularda biyopsi yapıyoruz. Aynı zamanda MR’dan bağımsız olarak ele gelen sert bir nodül varlığında da prostat biyopsisi yapıyoruz. Sonuç olarak biyopsinin sonucuna göre tedavi şekillenmektedir.